MİLLİ MÜCADELE'NİN İLK VAAZI
13 Haziran 1919 Cuma günü Sultan Bayezid-i Veli Camii’nde kürsüye çıkan Emekli Müftü Abdurrahman Kamil Efendi cemaate şöyle seslendi;
“Ey Nâs ! Allah Kur’an-ı Kerim ’inde “Lâtaknetu min rahmetullah” yâni “De ki, (,kendini tüketenler... Allah’ın esirgeyiciliğinden umut kesmeyin, çiinkii Allah bütün günahları muhakeme eder. Çünkü o muhakeme edicidir, esirgeyicidir) buyuruyorlar. ”
Arkasından, vatanın uğradığı haksız saldırı ve işgalini kısaca anlattı. Allah’ın esirgeyiciliğinden umut kesmenin bir azgınlık, hatta bir nankörlük ve küfür olduğunu hep birlikte çalışarak, birleşerek vatanın kurtarılacağını söyledikten sonra coşkulu bir sesle, şöyle sürdürdü konuşmasını;
"Muhterem evlatlarım;
Türk milletinin, Tiirk hakimiyetinin artık hikmet-i mevcudiyeti kalmamıştır. Madem ki, milletimizin şerefi, haysiyeti, istiklali tehlikeye düşmüştür. Artık bu hükümetten iyilik ummak bence abestir. Şu andan itibaren Padişah olsım isim ve unvânı ne olursa olsun, hiçbir şahsın ve makamın hikmet-i mevcudiyeti kalmamıştır. Yegâne çare-i hâlâs halkımızın doğrudan doğruya hâkimiyetini eline alması ve iradesini kullanmasıdır."
Asırlardan beri bunca şühedanın aziz ruhları üzerinde tesis olunup ikbale ulaşan, Devlet-i Osmâni, Düvel-i muazzamanın hainâne emellerinin kurbanı olmuştur. Altı yüz yıldan beri devam eden hânedan-ı saltanat, artık son günlerini yaşamaktadır. Tiirk milletinin bu felâketten halâsı için, bütün Müslümanların birleşmesi vatan ve milleti sevenlerin fedakârane ve cansiperâne bir tavra ve harekete kıyam etmesi lâzımdır.
Vatan ve milletimizi müstevlilerin pençe-i kahrından halas edecek teşebbiisata girişen, yüksek kumandan ve zabitanımızın sayine müzahir olmasını, Cenab-ı Haktan hamdü senalarımızla niyaz ederiz. m
işte, muhterem cemaat, bu gibi zevatı muhteremenin ve betahsis hâlen şu anda cemaat arasında olup, memleket ve milleti izmihali umumiden girdap-ı musibetten kurtarmak için ortaya atılmış bulunan, Mustafa Kemal Paşa Hazretlerin arkasından gitmelidir. ”